önce insan bilmelisin attığın her adımı
ayakkabıları yırtık bir adamın
adımlarına bedel bir insanlığı
deki bir başına bir adamı soyamaz kimse
içinde birden çok canavar yoksa
yoksa kayıtlara geçmiş bir sesin ahengini
çarnaçar tüketmek delil olarak
bir dram yaratmak için bile olsa
hadi sen yenilemedin kendini diyerek
balçık ve kilden bir denek
sesinin sesime ulaştığı demde
mecburi yıkılıştan daha çabuk silerek
bir abide gibi dimdik duruyorsun
sesin var sesler içinde
mayanda toprak kalmışsa biraz
insan olarak kalmak isteyişinden
nefesin nefesinden
ince bir damar çeki lse ensenden
be hey insanlığın vahşi yavruları
kedinin aslana hırlayışı gibi
yoksulluğun içimizdeki sesi
nereye gitse perçin tutmuyor
bir tapınaktan öbür tapınağa
çünkü ses büyütse de adımlar ını
en sonuna kuşkuyla bakışıyor
şimdi gel yırtık ayakkaplarımı yamala
ıslak ayaklarım perçin tutmayacak nasılsa