|
|
| |
Bir kutsal karamsarlık günüydü. İçsiz aşklar, nedensiz kararsızlığımda boğulmuş, başımda ceset patlamış, çiçeklerim tepemde öfkeyle yolunmuştu. Ürkek, titrek, katil korkaklığına dönüşmüştüm. Küskün kadınlarımın sızısını duyuyordum. Delikanlı ateşi bileğimdeki kelepçeleri çözmüş, koynuna fareler basan yolsuz park bekçilerine olan öfkem de dinmişti. Kedim siz, onsuz küflü bir cesettim kanalda sürüklenen. Dikenlerimi tarlalarımda büyütmüştüm. Yorgun, ıslak, komik bir maymundum sanki. Şişelerin soğuk teriydim. Adalet aramıyordum, çünkü çarklarımı ben parçalamıştım.
27/08/2004/17:55
|
| |
İmam Çocuğu |
| |
Bir mayın eskisine çivi sokmuş... Snop imam çocuğunun çiklet balonunda yanmıştım. Kabuğum damlamış, terim soğumuştu. Soğan tarlasına düşmüş kâğıt uçakta saklıydım. Sıkılgandım. Uçuk mavi kanatlarım vardı. Tarihi kalburdan geçmemiş asi yengeçleri solduruyordum. Musluktan kan damlarken, ben rüyamı yiyor, dünyadan atlıyordum.
27/08/2004/20:55 |
| |
Ekim Mikrobu |
| |
Rus abidesi yıkılıyor, ekim mikrobu bardaktan boşalıyor, asfalt kanıyor, martılar insan düzüyordu, feribot seferlerinde. Pipisiz oğlanlar, dalgalar üstünde gelecek ararken kendine, Bebek’te bir konsomatris etini yiyor, pavyon piçleri maceradan, mecmuaya atlıyordu. Tırnakları sökülmüş, kötümser rahipler, küskün midelere karışıyor; mayolu imamlar günahsız köylüleri din tarlasında düzerken, ben arsız adamlara gramofon çalıyordum.
29/08/2004/13:58 |
| |
Eski Goşist |
| |
Zararsız sosyal bir hayvandı. Eski bir goşist. Yüzlerce yıldır yaşıyor gibiydi. Mara’ya hayrandı. Bir de annesine.
09/07/2004/06:30 |
|
|