gülden adam
ordan oraya kokusu
taşımaya utangaç
köprülerden geçerken
saatini ayarlar konak meydanına
bu güneşle sıvanmış şehirde
ölecek tek bir köşe yok
bu ne yoksunluk
yeniden doğmak için
başlamak için ah yeniden
zaman yok
çocuklara yetişkin eli uzatıyor
kadınlara çocuksu çilek kokusu
saçlarına takılıyor uçurtma kuyrukları
yüzünde iz bırakıyor anılar
acılar cebinde birikmiş
sessizce uzaklaşıyor
çınar sinemasına doğru
uçurtmalar bir rüzgarlık ey sevda
gökyüzü bir bakımlık artık
senin usun ki vazgeçmenin ustası
yüreğin yoksul kalmaz