bir sana bağlandım ilk kez itirafımdır
umar yoksunu aşklarımın
anlatısı koca şair gece derin karanlığa imzasız
süryanilerden Musa torunu,
su çıkmaz kuyuların haritası,
başka uykuların demir sesi,
bağışla beni
tanımlanamaz olan
yalnızlıklar değil
yalnızlık seçimidir
bir başka sahilde dinlesen de martıları
martılar her sahilde
aynı çöplüğe kanat açmasa da
aynı açlığı konuşur
sen koşarak gitmeye alışıksın yürümek aptal işiymiş
ayakizinden yürümekte ne var ki
gecenin ihanetine uğrarım olsa olsa
nasıl ağlarsın hüngür hüngür değilsen
bir tarafınla aşka yenik bir tarafımla ben sana
ve ben kent ortasında bir yıkıntı
habis
hapis
karanfilleri zehirlemekteyim
gizim ağulu
taşmaz tenimden
bir dünya savaşındaydı yanılmıyorsam
iki düşman
sen
sen
yüzünüzde ateş masallara konu
yağmuru ziyaret edecektiniz
yüzünüz ateş derme çatma evinizi
terk etmiştiniz üç dizelik ses uğruna
sen koşarak gitmeye alışıksın
ben bu yağmurda aptal…
yarım gönüle borcumu ihanetle ödedim
dörtnala vurun beni köpüklere düşeyim
Musa' nın torunu elbet bağışlar yitirişimi
öper rüzgar gülüşüyle en derinden
nerede toplansak adı sanı belirsiz bir rüzgar
suskunkuğumuzun açtığı yelkaranfil efil efil
nerede dursak orası soysuz canalan rengi kendine çalan güz
bir silah sesi sarıya patlayan ölesiye sefil
nerede boy versek izi kalır hoyrat sevişmelerimizin
duvarda asılıdır sazımız
bahar gibi ilişir kucağımıza
rakıya ilk buzu attığımızda
Amok' un adım sesleriyle başlar türküler