Sıddık AKBAYIR
Abdullah Nihat YILMAZ
Nurettin TAŞÇI
İlker GÖREN
Şaban ÖZTÜRK
Sue KIZILÖZ
Muharrem ASLAN
Müştehir KARAKAYA
Cihat DUMAN
Hicret AYDOĞAR
Hakan Hakkı CANKATAN
Hülya Deniz ÜNAL
Müesser YENİAY
Tuna BAŞAR
Salih ÖZTÜRK
Ogün KAYMAK
İbrahim Yusuf PALA
Serkan ENGİN
Muhsin SALMAN
Sevil FERTİNGER
Yelda KARATAŞ
Nazım MUTLU
İsmail BİÇER
A. Uğur OLGAR
Yaşar Doğan
Gülşah AKVERDİ
Berkay PEKER
Anıl ÖZDEMİR
Özgür DEMİRCİ
Özgür OZAN
Aslan AKSOY
Nefise KARATAŞ
Şenol KARAGÖZ
Ahmet Yılmaz TUNCER
Tan DOĞAN
Selçuk ERAT
İlker ŞAHİN
Ali İhsan UZUN
Emek Şafak ASLAN
 
 
Fotoğraflar
 


rené char

Le brui t de l ’al lumet te

 

     J’ai été élevé parmi les feux de bois, au bord de braises qui ne finissaient pas cendres. Dans mon dos l’horizon tournant d’une vitre safranée réconciliait le plumet brun des roseaux avec le marais placide. L’ hiver favorisait mon sort. Les bûches tombaient sur cet ordre fragile maintenu en suspense par l’alliance de l’absurde et de l’amour. Tantôt m’était soufflé au visage l’embrasement, tantôt une âcre fumée. Le héros malade me souriait de son lit lorsqu’il ne tenait pas clos ses yeux
pour souffrir. Auprès de lui, ai-je appris à rester silencieux? A ne pas Barrer la route à la chaleur grise ? A confier le bois de mon coeur à ma flamme qui le conduirait à des étincelles ignorées des enclaves de l’avenir? Les dates son effacées et je ne connais pas les convulsions du compromis.

                         *

     N’ayant que le souffle, je me dis qu’il sera aussi malaisé et Incertain de se retrouver plus tard au coin d’un feu du bois parmi les étincelles, qu’en cette nuit de gelée blanche, sur un sentier ossu d’étoiles infortunées.



                                                                              kibrit hışırtısı



     Orman ateşleri arasında büyüdüm, kül olup bitmeyen ateşlerin etrafında. Safranı cam sırtımda dönen ufuk barıştırırken dingin bataklıklarla sazlığın esmer sorguçunu. Kayırıyordu beni kış. Odunlar düşüyordu bu kırılgan düzenin üstüne havada tutarken onları aşkın ve absürdün birliktenliği. Bazen yanış yüzüme eserdi bazen acı bir tütsü. Hasta yiğit bana yatağından gülümserdi acı çekmeyip gözlerini açık tutunca. Onun yanında, sessiz kalmayı mı öğrendim? Kesmeyerek gri sıcaklığın yolunu? Emanet etmeyerek yüreğimin odununu götürecek bilinmeyen iç toprağın kıvılcımlarına? Tarihler silindi ve ben tanımıyorum uzlaşmanın ihtilaçlarını.

                         *

     Nefesimle baş başa, diyorum ki ne kadar baş döndürücü ve şüpheli olur daha sonra bulmak kendini ateşin başında ve kıvılcımlar arasında, ki bu ak ayaz gecede, bahtsız yıldızların bu kemik patikası üstünde.

                                                                                                                                       çeviren : yaşar doğan

 

 

 Arşiv :
 Öyküler :
 Şiirler :
 Şairler - Yazarlar :
         Copyright © 2007. Ada Kültür Sanat Dergisi. Tüm Hakları Saklıdır.                                 Anasayfa   |   İletişim                                        designed by